← Tüm yazılar

Tanışma profilinde "hakkında" bölümüne ne yazılır

Çoğu profil "yüz tutmadığı" için değil, fotoğraflarla yazının iki ayrı şey söylediği için tutmuyor. İşte sana uyan insanlardan daha çok match almak için profil metninde gerçekten işe yarayan şeyler ve kendi kitleni kaçırmamak için kaçınman gerekenler.

Tanışma uygulamaları basit bir filtre çalıştırır: önce fotoğraf, sonra hakkındaki yazı. İlk fotoğraf nötrse, sağa mı kaydırayım yoksa geçeyim mi kararı tamamen yazıya kalır. Yazı da klişe yığınıysa, kimse ikinci kez düşünmeden geçer gider; beyin onu otomatik pilotta eler.

Bu yazıda işe yarayan bir profil metni iskeleti, en sık yapılan hatalar ve "öncesi/sonrası" örnekleri var. Hepsini yarım saatte uygulayabilirsin.

Terimler hakkında kısa bir not. Kendinden bahsettiğin alanı her uygulama farklı adlandırıyor: kimi "hakkında", kimi "kendini anlat", kimi "biyografi" diyor. Biz de bu ifadeleri dönüşümlü kullanacağız ama kastettiğimiz hep aynı şey: ilk fotoğrafının hemen altında görünen, serbest yazı bloğu.

Bu yazı yalnızca "hakkında" metniyle ilgili. Adın, yaşın, yaşadığın yer, boyun ve diğer profil alanları ayrı bir mesele. Onlar zaten doldurulmuş ve fotoğraflarının yanında görünüyor. Metinde tekrar etmenin anlamı yok; bu sadece en değerli ilk satırları çöpe atar. O satırlar kuru bilgiyi değil, canlı bir kişiliği taşımalı.

Temel ilke: tarif etme, oltayı at

En sık yapılan hata kendini tarif etmeye çalışmak. "Sosyal, enerjik, seyahati ve kişisel gelişimi severim." Teknik olarak doğru ama birebir aynısı binlerce profilde yazıyor. Karşı taraftaki kişi bunu bugün zaten elli kez gördü ve görür görmez kaydırmaya şartlanmış durumda.

İyi bir "hakkında" başka bir iş yapar. Karşıdakine ilk mesajı atmak için bir sebep verir. Tutunabileceği somut bir ayrıntı: bir soru, bir şaka, beklenmedik bir detay, üstüne tartışılacak bir nokta.

Öncesi: "Seyahati, kahveyi ve kitapları severim. Ciddi bir ilişki arıyorum."

Sonrası: "İskandinav sagalarına taktığım için bir yıl boyunca İzlandaca öğrendim. Bu dilde neden bu kadar çok hâl eki var hâlâ çözemedim. Njáls Sagası'nı sor, bir kahve eşliğinde baştan sona anlatırım."

İkinci versiyon "daha güzel yazıldığı" için değil, içinde üç olta olduğu için kazanıyor: İzlandaca, sagalar ve net bir davet. Bunlardan herhangi biri, karşıdakine "ya nasıl başlasam şimdi" diye kara kara düşünmeden ilk mesajı atması için bir kapı aralıyor.

Metinde mutlaka olması gerekenler

Geri kalan her şey harika olsa bile, bunlar olmadan profil çalışmaz. En az şu üçü olmalı.

1. Gerçekte ne yaptığın

CV'deki unvan değil ("Kıdemli Ürün Müdürü"), insan gibi bir anlatım: "Tiyatro için ışık tasarlıyorum", "Çocuklara kod yazmayı öğretiyorum", "Şehrin turistlerin hiç görmediği sokaklarında yürüyüş turları düzenliyorum." Meslek, canlı anlattığında çok güçlü bir olta olur.

2. Tek bir somut ayrıntı

Bir hobi, bir alışkanlık, bir tuhaflık. "Sporu severim" değil, "Her sabah, kışın bile, komşular daha uyurken koşarım." "Yemek yapmayı severim" değil, "V60'ta kahve demlerim ve öğütüm kalınlığı üstüne saatlerce konuşabilirim." Seni şablondan ayıran şey işte bu ayrıntılar.

3. Ne aradığına dair bir ipucu

"Yarımı arıyorum" değil (bu zaten şablon), uyuma dair somut bir tablo: "Aynı odada hiç konuşmadan oturabileceğim biri", "Saatlerce sırf muhabbet olsun diye konuşmaktan sıkılmayan biri." Bu, kitleni epey daraltır ve bu iyi bir şey: daha az match ama daha anlamlıları.

Asla yazmaman gerekenler

Bunların her biri tek başına zararsız görünür ama bir araya geldiklerinde profili "eh, geçtim" moduna sokarlar.

"Yapmam" listesi

"İçmem, sigara kullanmam, kötü alışkanlığım yok, oyun ya da yazışma arkadaşı aramıyorum." İnsan daha en baştan bu kadar olumsuzla karşılaşınca, sanki bir suçtan zaten şüpheli durumda hissediyor. Bunu olumluya çevir: "Sade yaşıyorum, yüz yüze uzun sohbetlere değer veririm."

Şablonlar

"Yarımı arıyorum", "ciddi ilişkiye hazırım", "tek gecelik için değil." Son bir saatte on farklı profilde gördüğün her kalıbı sil. Senin hakkında hiçbir şey söylemez, sadece yer doldurur.

Alıntılar

"Mutluluk sessizliği sever", "her şey bir sebeple olur", "sadece kendin ol." Başkasının sözleriyle konuşmak, kendi sözün olmadığını söylemenin en kestirme yolu. Bir hayat görüşü aktarmak istiyorsan, bunu özlü bir sözle değil, kendinle ilgili bir gerçekle yap.

Uzun şart listeleri

"En az 1.85 boy, çocuksuz, eski sevgili muhabbeti olmasın, üniversite mezunu, arabası olsun, ailesiyle oturmasın…" Böyle listeler bir buluşma daveti gibi değil, bir oyuncu seçmesi ilanı gibi okunuyor. Her şart kendi içinde adil olsa bile, metinde gerçekten önemli olan bir-iki tanesini söyle, gerisi sohbette nasıl olsa çıkar.

Muğlaklık

"Hayatı ve ilginç insanları severim." Hepsi bu. Bu cümle tek bir bilgi kırıntısı bile taşımıyor. Dünyadaki herkes altına imzasını atabilir. Hayatı sevdiğini anlatmak istiyorsan, bunu somut bir gerçekle göster: "Geçen sonbahar tamamen uzaktan çalışmaya geçtim ve küçük bir köye taşındım, artık her sabah laptopu sisli bir manzaranın önünde açıyorum."

Profil alanlarını tekrarlamak

"Can, 28, İstanbul." Yaşın, adın ve şehrin zaten fotoğraflarının yanında duruyor. Bunları metinde tekrar etmek ilk satırları boşa yakar. Aynısı boy, fiziksel yapı ve unvan için de geçerli; çoğu uygulamada bunların ayrı alanı var. Metne sadece hiçbir alana sığmayanı yaz.

Kadın profilinde neyin farkı var

İlk adımı genelde erkekler attığı için, bir kadının "hakkında" metni bir filtre gibi çalışır. Ne kadar az şablon olursa, gelen kutusunda o kadar az "selam, naber" mesajı ve o kadar çok normal, konuya giren açılış olur.

Neler eklenebilir:

  • Bir sohbet konusu. Hakkında konuşmaktan keyif aldığın somut bir şey. "Ya ne yazsam şimdi" yükünü karşı taraftan alır, bu da gerçek ilk mesajların sayısını ciddi şekilde artırır.
  • İlk buluşma için bir ima. "Kahveye davet edersen evet derim. Kahve yerine tırmanış salonu önerirsen daha hızlı evet derim."
  • Canlı ve kusurlu bir detay. "Acayip tom yum yaparım ama acısını her zaman tutturamam." Kusursuzluk insanı tedirgin eder, küçük bir pürüz ise kendine çeker.

Erkek profilinde neyin farkı var

Erkeğin metni ise ilk bakışta çoğunlukla bir "vitrin" işlevi görür. Kadınların her profili değerlendirmek için genelde daha az vakti olur ve karar çoğu zaman birkaç saniyede verilir.

Neler önemli:

  • Daha az liste, daha çok canlı ses. "Uzun boylu, atletik, kötü alışkanlığı yok, ciddi" cümlesi nüfus müdürlüğü formu gibi okunuyor. Tek bir sahne daha iyi: "Kışın her sabah koşarım, sonra bir espresso yapar, işten önce yirmi dakika ağır bir şeyler okurum."
  • Sosyal bağlam. Arkadaşları tek tek saymaya gerek yok ama bir arkadaş çevren, anlamlı bir işin ya da kendine ait bir topluluğun olduğunu gösteren tek bir cümle, "acaba garip bir yalnız mı" şüphesinin çoğunu siler.
  • Karşındakine saygı. "Buradakilerin geri kalanı gibi olmayan normal birini arıyorum" yok. Bu, daha önce gelen herkese duyulan bir kırgınlık gibi okunur anında. Bunu yazıyorsan, asıl şikâyet ettiğin sorun zaten sensin.

Profilinin işe yarayıp yaramadığını nasıl anlarsın

Kendini değerlendirmek zor. Metni kendin yazdığında her şey sana açık görünür. Dışarıdan bakınca çoğu zaman bambaşka okunur. Kontrol etmenin birkaç yolu:

Bir gün sonra yabancı gözüyle tekrar oku

Metni yaz, kaydet ve bir gün boyunca açma. Ertesi gün geri dön ve sanki hiç tanımadığın birine aitmiş gibi oku. Bu insan hakkında ne anlıyorsun? Ona ne sorardın? Cevabın "pek bir şey yok" ise, baştan yazma vakti gelmiş demektir.

Bir arkadaşın üstünde kör test

Metni bir arkadaşına göster. "Nasıl olmuş?" diye sorma, net sor: "Bir dakika okuyunca bu insan hakkında ne öğrendin?" ve "Onunla yazışmak istesen ne üstüne mesaj atardın?" Cevaplar eksikleri anında ortaya çıkarır.

Dikkat çeken bir biyografi kur

Yapay zekâ sana sorular sorar ve "seyahati ve iyi sohbeti severim" gibi klişeler yerine canlı, somut bir biyografi kurmana yardım eder. Ücretsiz.

Biyografimi kur